Mekke’den başlayan çetin Hicret yolculuğu, Sevr Mağarası’ndaki günler, Sürâka’nın takibi ve Kubâ’daki konaklamanın ardından Peygamber ﷺ nihayet hedefine yaklaşıyordu. Medineli Müslümanlar bu ânı uzun zamandır bekliyordu. Haftalardır her sabah ufku tarıyor, gelişine dair bir işaret umuyorlardı. Artık bekleyiş sona ermek üzereydi.
Medine’deki Müslümanlar, Peygamber’in ﷺ Mekke’den yola çıktığını duyduktan sonra, Resûlullah’ı ﷺ karşılamak umuduyla her gün Medine’nin kuzeydoğusundaki Harre’ye çıkıyorlardı. Her sabah sıcağa aldırmadan onu bekliyor, öğle sıcağı dayanılmaz hâle gelince evlerine dönüyorlardı. Bu bekleyiş döneminin son gününde, her zamanki gibi tam dönmek üzereydiler ki kalelerinden birinin üstünde duran bir Yahudi uzakta bir şey fark etti. Gördüğü, hepsi beyazlar giymiş Peygamber ﷺ kafilesiydi. Yaklaşan karaltılar gitgide netleşince Yahudi gördüğünden emin oldu ve avazı çıktığı kadar seslendi:
Yahudi: Ey Araplar, işte beklediğiniz talihiniz geliyor!
Müslümanlar silahlarını kapıp Harre’nin açık düzlüğünde Peygamber’i ﷺ karşılamaya çıktılar. Bu olay Rebîülevvel ayında bir salı günü yaşandı. Peygamber ﷺ oturmuş, kımıldamadan beklerken Ebû Bekir ﵁ ayağa kalktı. Ensar, özellikle de Peygamber’i ﷺ daha önce hiç görmemiş olanlar, onu Peygamber sanarak Ebû Bekir’i ﵁ selamlamaya başladı. Fakat güneş Peygamber’in ﷺ üzerine vurmaya başlayıp Ebû Bekir ﵁ elbisesiyle Peygamber’e ﷺ gölge yapınca ikisinden hangisinin Resûlullah ﷺ olduğu herkesçe anlaşıldı. Peygamber ﷺ bu bölgede, Amr bin Avf oğullarının yurdunda 13 ilâ 19 gece kadar kaldı. Bu süre içinde bir mescid inşa ettiler: Kubâ Mescidi. Resûlullah ﷺ bineğiyle Medine’ye doğru yola devam etmeden önce bu mescidde namaz kıldı. Bu arada Peygamber ﷺ Ensar’ı çağırtmıştı. Nihayet gelip Peygamber’i ﷺ ve Ebû Bekir’i ﵁ selamladılar.
Ensar: Bizimle birlikte emniyet içinde yola çıkın; size itaat edilecektir!
Peygamber ﷺ ile Ebû Bekir ﵁, Ensar’ın silahlı savaşçılarının koruması altında Medine’ye doğru yola çıktı. Peygamber ﷺ nihayet Medine’ye varıp da biri onu görünce şu nida yükseldi:
Medineliler: Allah’ın Peygamberi ﷺ geldi! Allah’ın Peygamberi ﷺ geldi! Allah’ın Peygamberi ﷺ geldi!
Bilinen bir rivayete göre Medine’nin kadınları ve çocukları, bugün hâlâ dünyanın dört bir yanında Müslümanlarca söylenen o meşhur karşılama ilahisini, Talea’l-Bedrü Aleynâ’yı söylediler:
طَلَعَ الْبَدْرُ عَلَيْنَا مِنْ ثَنِيَّاتِ الْوَدَاعِ وَجَبَ الشُّكْرُ عَلَيْنَا مَا دَعَا لِلَّهِ دَاعِ
Vedâ tepelerinden dolunay doğdu üzerimize. Allah’a ﷻ çağıran bir davetçi bulundukça şükür borçtur bize.
Beyhakî’nin ﵀ kaydettiği bu rivayetin senedi zayıftır; İbn Kayyim ﵀ de ilahiyi Tebük dönüşüne yerleştirir. Yine de bu sade ama güçlü ilahi, Peygamber’in ﷺ gelişini yıllarca beklemiş bir topluluğun sevincini yansıtıyordu.
O gün bir mutluluk ve sevinç günüydü; Medine tarihinde eşi benzeri olmayan bir gündü. İnsanlar sanki bir millî bayrammış gibi en güzel elbiselerini giydiler. Gerçekten de bir bayramdı; çünkü o gün, İslâm’ın Mekke’nin “darlığından” Medine’nin “genişliğine”, oradan da dünyanın dört bir köşesine fiilen taşındığı gündü! Medineliler Allah’ın ﷻ bu lütfunu büyük bir şükranla karşıladılar. Topraklarının İslâm’ın hizmetine sunulmuş olmasına şükrettiler. İşte bu duyguyla halk, Peygamber’i ﷺ karşılamak için sokaklara dökülmüştü.
Müslim’in ﵀ rivayetine göre:
Peygamber ﷺ Medine’ye geldiğinde erkekler ve kadınlar evlerinin damlarına çıkmış, çocuklar ve hizmetkârlar sokaklara yayılmıştı. Şöyle sesleniyorlardı: Yâ Muhammed, ey Allah’ın Resûlü! Yâ Muhammed, ey Allah’ın Resûlü!
Tarihte eşi görülmemiş bu coşkulu karşılamanın ardından Peygamber ﷺ, Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin ﵁ evine varıncaya kadar yoluna devam etti.
Asıl adı Hâlid bin Zeyd bin Küleyb olan Ebû Eyyûb el-Ensârî ﵁, Hazrec kabilesine mensup önde gelen ashâbdan ﵃ biriydi. Peygamber’i ﷺ evine davet edenlerin ilklerindendi ve Peygamber’in ﷺ Medine’deki ilk ikametgâhı olma şerefine onun evi nail oldu. Ebû Eyyûb ﵁, Peygamber’in ﷺ üst katta kalması için ısrar etti, fakat Peygamber ﷺ ziyaretçilerin kolaylığı için alt katı tercih etti. Bu ev sahibinin tevazuu, Ensar’ın karakterinin bir yansımasıydı.
Peygamber ﷺ, mescid ile kendisi ﷺ ve hanımları ﵅ için yapılan odalar tamamlanıncaya kadar Ebû Eyyûb’un ﵁ yanında kaldı. Ebû Eyyûb ﵁ bütün büyük savaşlara (Bedir, Uhud, Hendek ve diğerleri) katıldı. Belki de imanının ve kahramanlığının bir delili olarak, çok ileri yaşına rağmen, Emevîler döneminde Bizanslılara karşı Konstantiniyye’yi fethetmek amacıyla düzenlenen ilk sefere de katıldı. Konstantiniyye kuşatması sırasında ağır hastalandı; kendisine ﵁ bir ihtiyacı olup olmadığı sorulduğunda şöyle dedi:
Ebû Eyyûb ﵁: Müslüman ordularına selamımı iletin ve onlara deyin ki: Ebû Eyyûb sizden düşman topraklarında gidebildiğiniz kadar ileri gitmenizi ve kendisini de yanınızda götürüp Konstantiniyye surlarının dibinde, ayaklarınızın altına defnetmenizi istiyor.
Böylece Peygamber’in ﷺ ve ashâbının ﵃ Medine’ye Hicreti sona ermiş oldu. Ancak bu, peygamberlik vazifesinin sonu değildi. Aksine, bu vazife yalnızca yeni bir safhaya giriyordu. Artık bir İslâm devletinin kuruluşu gerçekleştiğine göre Peygamber ﷺ, yıllar sonra çağın büyük güçlerini yenecek olan İslâm toplumunu inşa edebilirdi!
Peygamberlik Vazifesinde Stratejinin Önemi
Bir peygamber olmasına rağmen Efendimiz’in ﷺ ayrıntılı planlamasına ve teşkilatlanmasına tekrar tekrar şahit oluyoruz! Evet, kendisine vahiy geliyordu; fakat bu, onun ﷺ her şeyi tesadüfe bıraktığı anlamına gelmiyordu. Efendimiz ﷺ, vazifesinin başarıya ulaşması için elinden gelen her şeyi yaptı. Hicret hazırlıklarına dönüp baktığımızda yolculuğun en ince ayrıntısına kadar planlandığını görürüz:
- Efendimiz ﷺ, dikkat çekmemek için Ebû Bekir’i ﵁ günün en sıcak saatinde ziyaret etti; böylece Kureyş onu ﷺ fark edemeyecekti. Bazı rivayetlerde, başını ve yüzünün bir kısmını örterek kendisini ﷺ olabildiğince tanınmaz hâle getirdiği bile söylenir.
- Geceleyin yola çıktılar ve kendilerine bir müşrik rehberlik ederken bile kullanılmayan, bilinmeyen yollardan gittiler.
Bütün bunlar Hicret kahramanlarının yardımıyla da gerçekleşti:
- Ali ﵁: Müşriklerin planını boşa çıkarıp onları şaşırtmak için geride kaldı ve Peygamber’in ﷺ yatağında yattı. Bir de müşriklerin Peygamber’e ﷺ emanet olarak bıraktıkları değerli eşyaları sahiplerine iade edecekti.
- Abdullah bin Ebû Bekir ﵁: Müşriklerden haber topluyor, geceleri de öğrendiklerini Peygamber ﷺ ile Ebû Bekir’e ﵁ ulaştırıyordu.
- Esmâ bint Ebû Bekir ﵂: Müşriklerin Peygamber’i ﷺ öldürmek için aradıkları bir zamanda, kimseye görünmeden Mekke’den mağaraya gizlice erzak taşıdı!
- Âmir bin Füheyre ﵁: Sade fakat son derece güvenilir bir çobandı; Peygamber ﷺ ile Ebû Bekir ﵁ mağaradayken onlara et ve ekmek getirdi. Ayrıca sürüsünün Peygamber’in ﷺ ve Ebû Bekir’in ﵁ ayak izlerini silmesini sağladı.
